🦉 İngilizce 3000
Seviye B1

Dummy It (Sözde Özne 'It')

Hava durumu, zaman, mesafe ve vurgulu cümlelerde 'it' kelimesinin kullanımını öğrenin.

Dummy It (Sözde Özne 'It')

Merhaba Sevgili Öğrencim! 👋 İngilizce 3000 dünyasına tekrar hoş geldin! Bugün seninle İngilizce'de her gün, farkında bile olmadan defalarca kullandığımız ama mantığını tam olarak oturtamadığımız çok sihirli bir konuyu öğreneceğiz: Dummy It, yani Sözde Özne "It".

İngilizce öğrenirken her zaman aklında tutman gereken altın bir kural vardır: İngilizce'de her tam cümlenin MUTLAKA bir özneye (yani işi yapan bir kişi ya da nesneye) ihtiyacı vardır.

Peki, Türkçe düşünelim: "Yağmur yağıyor." ya da "Saat beş." diyoruz. Bu cümlelerde işi yapan gerçek bir "insan" ya da belirgin bir "nesne" var mı? Hayır, yok. İşte İngilizce, bu gibi durumlarda cümlenin öznesiz kalmasına dayanamaz ve imdadımıza "It" kelimesi yetişir. Buradaki "it", Türkçe'deki cansız varlıklar için kullandığımız "o" anlamına gelmez; sadece cümleyi dil bilgisi açısından ayakta tutan "sözde" (sahte) bir öznedir.

Hadi bu harika konuyu tüm detaylarıyla, bol bol örnekle ve en samimi anlatımla keşfedelim! 🚀


1. Hava Durumu, Zaman, Mesafe ve Günlük Durumlar

Hava durumundan bahsederken, saati söylerken veya iki yer arasındaki mesafeyi tarif ederken Türkçede özne kullanmayız. Ancak İngilizcede bu cümlelerin başına mutlaka "It is..." (veya geçmiş zamansa "It was...") getirmek zorundayız.

A) Hava Durumu (Weather)

Havanın nasıl olduğunu söylerken "It" kelimesini kullanırız.

Türkçe Cümle İngilizce Karşılığı Zaman
Yağmur yağıyor. It is raining. Şimdiki Zaman
Dün çok soğuktu. It was very cold yesterday. Geçmiş Zaman
Yarın güneşli olacak. It will be sunny tomorrow. Gelecek Zaman
Burada kar yağıyor. It snows here. Geniş Zaman

💡 Ekstra Örnekler: * It is windy today. (Bugün hava rüzgarlı.) * It gets dark very early in winter. (Kışın hava çok erken kararır.) * It was foggy this morning. (Bu sabah hava sisliydi.)

B) Zaman ve Günler (Time and Days)

Saatleri, günleri, ayları veya belirli tarihleri belirtirken özne her zaman "It" olur.

  • It is 9 o'clock. (Saat dokuz.)
  • It is Monday today. (Bugün Pazartesi.)
  • It is my birthday. (Bugün benim doğum günüm.)
  • It is late. We should go. (Vakit geç oldu. Gitmeliyiz.)
  • It was June when we first met. (İlk tanıştığımızda aylardan Hazirandı.)

C) Mesafe (Distance)

İki nokta arasındaki uzaklığı ifade ederken "It is..." kalıbını kullanırız.

  • It is 5 kilometers to the beach. (Plaja 5 kilometre var.)
  • It is far from here. (Buradan uzak.)
  • It is a long way to London. (Londra'ya uzun bir yol var.)
  • It is just a short walk to the supermarket. (Süpermarkete sadece kısa bir yürüyüş mesafesi.)

2. Mastar Grupları Öncesi (It is + Sıfat + to + Fiil)

İngilizce konuşurken en çok hayat kurtaran kalıplardan biri de budur. Bir eylemin nasıl olduğunu (kolay, zor, önemli, tehlikeli vb.) anlatmak istediğimizde bu yapıyı kullanırız.

Bu kalıbın formülü çok basittir: $$\text{It} + \text{is/was} + \text{Sıfat (Adjective)} + \text{to} + \text{Fiilin Yalın Hali (V1)}$$

Hadi bu formülle harika cümleler kuralım:

  • It is difficult to learn Chinese. (Çince öğrenmek zordur.)
    • Sözde özne "It" olmasaydı bu cümleyi kurmak çok karmaşık olurdu!
  • It is important to study every day. (Her gün ders çalışmak önemlidir.)
  • It is dangerous to swim in this river. (Bu nehirde yüzmek tehlikelidir.)
  • It is nice to meet you. (Seninle tanışmak güzel.)
  • It was hard to find your house. (Senin evini bulmak zordu.)
  • It is easy to make mistakes when you are tired. (Yorgunken hata yapmak kolaydır.)

3. Vurgulu Cümleler (Cleft Sentences)

Günlük hayatta bazen cümlenin içindeki bir kişiyi, nesneyi ya da zamanı özellikle vurgulamak isteriz. Türkçede bunu ses tonumuzla ya da kelimenin yerini değiştirerek yaparız (Örn: "Dün akşam beni Annem aradı, babam değil").

İngilizcede ise bu vurguyu yapmak için "It is / It was ... that/who" kalıbını kullanırız. Buna dil bilgisinde "Cleft Sentence" denir ama sen buna kısaca "Vurgulayıcı It" diyebilirsin. 😊

Gelin bir düz cümleyi nasıl vurgulu hale getirdiğimize bakalım:

  • Düz Cümle: John met Mary yesterday. (John dün Mary ile buluştu.)
  • John'u Vurgulamak İstiyorsak:
    • It was John who/that met Mary yesterday.
    • (Dün Mary ile buluşan [başkası değil] John'du.)
  • Mary'yi Vurgulamak İstiyorsak:
    • It was Mary that John met yesterday.
    • (John'un dün buluştuğu kişi [başkası değil] Mary'ydi.)
  • Zamanı Vurgulamak İstiyorsak:
    • It was yesterday that John met Mary.
    • (John'un Mary ile buluştuğu gün [başka bir gün değil] dündü.)

⚠️ Sık Yapılan Hatalar (Common Mistakes)

Yeni öğrenen öğrencilerin bu konuda en çok yaptığı hatalara birlikte göz atalım ki sen bu tuzaklara düşme!

Hatalı: Is raining today. (Türkçe düşünüp "Bugün yağmur yağıyor" diye doğrudan "is" ile başlamak). "Cümlede özne yok!" diye alarm çalar İngilizce.

Doğru: It is raining today. 👍


Hatalı: Is 5 miles to the airport.

Doğru: It is 5 miles to the airport. 👍


Hatalı: Is important to drink water.

Doğru: It is important to drink water. 👍


Hatalı: Its very hot today. ("Its" sahiplik bildirir, "Onun" demektir. Bize özne ve yüklem olan "It is" yani kısaltılmış haliyle "It's" lazım.)

Doğru: It's (It is) very hot today. 👍


💡 Öğretmenden Altın İpuçları (Tips)

İpucu 1 (Hayalet Özne): "It" kelimesini bir sinema filmindeki "dublör" gibi düşün. Gerçek başrol oyuncusu (gerçek özne) sahnede olmadığında, sahnenin boş kalmaması için yönetmen hemen dublör "It"i sahneye sürer.

İpucu 2 (Çeviri Tuzağı): "It is raining" cümlesini Türkçe'ye asla "O yağmur yağıyor" diye çevirme. Buradaki "it" tamamen sessiz bir yardımcıdır, Türkçe çeviride erir gider: "Yağmur yağıyor."

İpucu 3 (Pratik Formül): Gün içinde karşılaştığın durumları bu kalıba dök. Sabah uyandın ve hava soğuk mu? Hemen içinden "It is cold" de. Bir şeyi yapmak hoşuna mı gitti? Hemen "It is nice to do this" de. Pratik mükemmelleştirir!


💬 Günlük Hayattan Diyalog Örneği

Şimdi öğrendiklerimizi harika, samimi bir günlük konuşma senaryosu ile taçlandıralım. Bak bakalım "it" kelimesini nerelerde gizlemişiz?

Karakterler: Arda ve Can (İki arkadaş telefonda konuşuyorlar)

  • Arda: Hey Can! Are you coming to the gym today? (Hey Can! Bugün spor salonuna geliyor musun?)
  • Can: I want to, but look outside! It is raining cats and dogs! (İstiyorum ama dışarıya bak! Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor!)
  • Arda: Oh, come on! It is not that cold. Plus, it is only 5 minutes to the gym by car. (Ooo, hadi ama! Hava o kadar da soğuk değil. Ayrıca, arabayla spor salonu sadece 5 dakika.)
  • Can: I know, but it is difficult to drive in this weather. (Biliyorum ama bu havada araba sürmek zor.)
  • Arda: Actually, it was Emma who drove us last time in the snow, remember? If she can do it, you can too! (Aslında geçen sefer karda bizi arabayla götüren Emma'ydı, hatırladın mı? O yapabildiyse sen de yaparsın!)
  • Can: Haha, okay, you win! It is 6 o'clock now. Give me ten minutes, I'll be ready. (Haha, tamam, sen kazandın! Saat şu an 6. Bana on dakika ver, hazır olacağım.)

Harikasın! Bu dersin sonuna geldik. Artık "Dummy It" konusunu en ince detayına kadar biliyorsun. Şimdi uygulamaya dönüp bu konuyla ilgili pratik testleri çözmeye ne dersin? Bol şans! 🌟

✍️ İnteraktif Alıştırma Testi

Soru 1 / 20
Yükleniyor...

Dummy It (Sözde Özne 'It') Konusunu Pekiştirmek İster misin?

İngilizce 3000 mobil uygulamasını hemen ücretsiz indir, 3.000 akıllı kelime kartı, yapay zekâ metin tarama ve internetsiz çalışma ile hemen öğrenmeye başla!

📱 Google Play Store'dan İndir