🦉 İngilizce 3000
Seviye A2

Yemek Tarifleri ve Pişirme

Malzemeler, ölçüler ve bir tarifi takip etme.

Yemek Tarifleri ve Pişirme (Recipes & Cooking)

Merhaba sevgili öğrencim! İngilizce 3000 uygulamasına tekrar hoş geldin! Bugün seninle hem çok lezzetli hem de günlük hayatta en sık kullanacağın konulardan birini öğreneceğiz: Yemek pişirmek ve tarifleri anlamak! 🍳

Yabancı bir yemek sitesinde harika bir kurabiye tarifi gördüğünü veya yurt dışında bir restoranda şefin özel sosunun sırrını sorduğunu hayal et. İşte bu ders bittiğinde, tüm bunları kolayca yapabiliyor olacaksın. Yemek yaparken kullanılan İngilizce, aslında çok basit ve net bir dil yapısına sahiptir. Hazırsan, önlüğünü tak ve başlayalım! 👩‍🍳👨‍🍳


1. Temel Malzemeler (Common Ingredients)

Bir tarifi yapmaya başlamadan önce elimizdeki malzemeleri tanımamız gerekir. İngilizcede malzemeler genellikle sayılabilen (countable) ve sayılamayan (uncountable) olarak ikiye ayrılır. Bu ayrım, ölçü birimlerini kullanırken çok işimize yarayacak!

A) Vegetables (Sebzeler)

  • Onion (soğan) - Okunuşu: an-yın
  • Garlic (sarımsak) - Okunuşu: gar-lik
  • Tomato (domates) - Okunuşu: tö-mey-to
  • Potato (patates) - Okunuşu: pö-tey-to
  • Carrot (havuç) - Okunuşu: ke-rıt
  • Pepper (biber) - Okunuşu: pe-pır
  • Mushroom (mantar) - Okunuşu: maş-rum

B) Dairy & Meat (Süt Ürünleri ve Et)

  • Milk (süt)
  • Butter (tereyağı)
  • Cheese (peynir)
  • Egg (yumurta)
  • Chicken (tavuk)
  • Beef (sığır/dana eti)
  • Minced meat / Ground beef (kıyma)

C) Pantry Staples (Kiler Malzemeleri / Temel Gıdalar)

  • Flour (un) - Dikkat: "Flower" (çiçek) kelimesi ile aynı şekilde "flau-ır" diye okunur.
  • Sugar (şeker)
  • Salt (tuz)
  • Black pepper (karabiber)
  • Olive oil (zeytinyağı)
  • Rice (pirinç)
  • Pasta (makarna)
  • Baking powder (kabartma tozu)

💡 Öğretmeninden Küçük Bir İpucu: İngilizcede sıvı yağ genel olarak "oil" demektir. Zeytinyağı için "olive oil", ayçiçek yağı için "sunflower oil" kullanırız.


2. Ölçü Birimleri (Measurements)

Yemek yaparken ölçüler hayati önem taşır. İngilizce tariflerde sıkça göreceğin bu ölçüleri ve kısaltmalarını mutlaka defterine not etmelisin!

İngilizce İfade Kısaltma Türkçe Anlamı Harika Bir Örnek
a cup of c bir fincan / su bardağı a cup of flour (bir su bardağı un)
a tablespoon of tbsp bir yemek kaşığı a tablespoon of olive oil (bir yemek kaşığı zeytinyağı)
a teaspoon of tsp bir çay kaşığı a teaspoon of salt (bir çay kaşığı tuz)
a pinch of - bir tutam a pinch of black pepper (bir tutam karabiber)
a clove of - bir diş (sarımsak için) two cloves of garlic (iki diş sarımsak)
a slice of - bir dilim a slice of bread (bir dilim ekmek)
gram / kilogram g / kg gram / kilogram 500g of beef (500 gram sığır eti)
milliliter / liter ml / l mililitre / litre 250ml of milk (250 mililitre süt)

Örnek Cümleler:

  • "Add a pinch of salt into the soup." (Çorbaya bir tutam tuz ekle.)
  • "I need two cups of water for the rice." (Pirinç için iki su bardağı suya ihtiyacım var.)
  • "Put a tablespoon of butter in the pan." (Tavaya bir yemek kaşığı tereyağı koy.)

3. Pişirme Eylemleri (Cooking Verbs)

Tariflerdeki adımları uygularken göreceğin kelimeler tamamen eylem (fiil) kelimeleridir. İngilizce tarifler genellikle Emir Kipi (Imperatives) ile yazılır. Yani doğrudan fiille başlar. Örneğin: "Chop the onions" (Soğanları doğra).

Şimdi bu fiilleri hazırlık ve pişirme aşaması olarak ikiye ayırarak detaylıca öğrenelim:

A) Hazırlık Aşaması (Preparation)

  • Chop: Doğramak (Malzemeleri küçük parçalara ayırmak)
    • Example: "Chop the onions finely." (Soğanları ince ince doğra.)
  • Dice: Küp küp doğramak (Tavla zarı büyüklüğünde)
    • Example: "Dice the tomatoes for the salad." (Salata için domatesleri küp küp doğra.)
  • Slice: Dilimlemek (İnce ve düzgün dilimler yapmak)
    • Example: "Slice the bread, please." (Lütfen ekmeği dilimle.)
  • Peel: Kabuğunu soymak
    • Example: "Peel three potatoes." (Üç patatesin kabuğunu soy.)
  • Grate: Rendelemek
    • Example: "Grate some cheese over the pasta." (Makarnanın üzerine biraz peynir rendele.)
  • Mix / Combine: Karıştırmak / Birleştirmek (Malzemeleri bir araya getirmek)
    • Example: "Mix the flour and sugar in a bowl." (Bir kapta un ve şekeri karıştır.)
  • Whisk: Çırpmak (Genellikle yumurta veya krema için tel çırpıcı kullanmak)
    • Example: "Whisk the eggs until they are fluffy." (Yumurtaları köpürene kadar çırp.)
  • Pour: Dökmek / Boşaltmak (Sıvı malzemeler için)
    • Example: "Pour the milk into the pot." (Sütü tencereye dök.)

B) Pişirme Aşaması (Cooking)

  • Cook: Pişirmek (Genel anlamda)
    • Example: "Cook the meal for 20 minutes." (Yemeği 20 dakika pişir.)
  • Fry: Yağda kızartmak (Tavada az veya derin yağda)
    • Example: "Fry the potatoes in hot oil." (Patatesleri kızgın yağda kızart.)
  • Boil: Haşlamak / Kaynatmak (Suda)
    • Example: "Boil the eggs for 8 minutes." (Yumurtaları 8 dakika haşla.)
  • Bake: Fırında pişirmek (Kek, kurabiye, ekmek gibi hamur işleri için)
    • Example: "Bake the cake at 180 degrees." (Keki 180 derecede pişir.)
  • Roast: Fırında kızartmak (Et, tavuk veya büyük sebze parçaları için)
    • Example: "Roast the chicken in the oven." (Tavuğu fırında kızart/fırınla.)
  • Grill: Izgara yapmak
    • Example: "Let's grill some meatballs." (Hadi biraz köfte ızgara yapalım.)
  • Simmer: Kısık ateşte tıngırdatmak/yavaşça kaynatmak (Fıkırdamak)
    • Example: "Reduce the heat and simmer the sauce." (Ateşi kıs ve sosu kısık ateşte kaynat.)
  • Stir: Kaşıkla karıştırmak (Yemeğin dibinin tutmaması için yapılan karıştırma)
    • Example: "Stir the soup constantly." (Çorbayı sürekli karıştır.)
  • Add: Eklemek
    • Example: "Add some black pepper for taste." (Tat vermesi için biraz karabiber ekle.)
  • Season: Baharatlandırmak / Tatlandırmak (Tuz, biber veya otlar ekleyerek lezzet katmak)
    • Example: "Season the steak with salt and rosemary." (Antrikotu tuz ve biberiye ile tatlandır.)

4. Sık Yapılan Hatalar (Common Mistakes)

İngilizce öğrenirken herkes hata yapar, önemli olan bunlardan ders çıkarmaktır! İşte mutfakta en sık yapılan İngilizce hatalar:

Hatalı Kullanım: "I cooked a chocolate cake yesterday." Doğru Kullanım: "I baked a chocolate cake yesterday." Açıklama: Kek, ekmek, kurabiye gibi unlu mamuller fırında piştiği için her zaman "bake" fiili kullanılır. "Cook" daha genel bir kelimedir.

Hatalı Kullanım: "Can you grate the garlic?" Doğru Kullanım: "Can you mince (veya crush) the garlic?" Açıklama: Sarımsak genellikle rendelenmez, ezilir (crush) veya çok ince kıyılır (mince).

Hatalı Kullanım: "I am frying the pasta." Doğru Kullanım: "I am boiling the pasta." Açıklama: Makarna yağda kızartılmaz, suda haşlanır. Bu yüzden "boil" demeliyiz.


5. Öğretmenden Harika İpuçları (Tips & Tricks)

  1. Tarif Adımları İçin Geçiş Kelimelerini Öğren: Bir tarifi anlatırken veya okurken adımları birbirine bağlamak için şu kelimeleri kullanırız:
    • First (Önce / İlk olarak)
    • Then (Sonra)
    • Next (Bir sonraki adımda / Ondan sonra)
    • After that (Ondan sonra)
    • Finally (Son olarak / En sonunda)
  2. Sıcaklık Derecelerine Dikkat Et: İngiliz kaynaklarında dereceler bazen Fahrenheit (°F) olarak verilir. Amerika dışındaki ülkelerde ise bizim gibi Celsius (°C) kullanılır. Fırını çalıştırmadan önce mutlaka kontrol et!

6. Örnek Tarif: Menemen (The Ultimate Turkish Scrambled Eggs)

Şimdi öğrendiğimiz tüm bu harika kelimeleri geleneksel lezzetimiz Menemen ile pratiğe dökelim!

Ingredients (Malzemeler)

  • 2 tablespoons of olive oil (2 yemek kaşığı zeytinyağı)
  • 1 medium onion, finely chopped (1 adet orta boy soğan, ince doğranmış)
  • 2 green peppers, sliced (2 adet yeşil biber, dilimlenmiş)
  • 2 large tomatoes, peeled and diced (2 adet büyük domates, kabuğu soyulmuş ve küp doğranmış)
  • 3 eggs (3 adet yumurta)
  • A pinch of salt, black pepper, and red pepper flakes (Bir tutam tuz, karabiber ve pul biber)

Instructions (Talimatlar)

  1. First, heat the olive oil in a pan over medium heat. (İlk olarak, orta ateşte bir tavada zeytinyağını ısıtın.)
  2. Then, add the chopped onions and cook until they are soft. (Sonra, doğranmış soğanları ekleyin ve yumuşayana kadar pişirin.)
  3. Next, add the sliced green peppers and fry them for 5 minutes. (Ardından, dilimlenmiş yeşil biberleri ekleyin ve 5 dakika kızartın.)
  4. After that, add the diced tomatoes. Cover the pan and let it simmer for 10 minutes. (Ondan sonra, küp doğranmış domatesleri ekleyin. Tavanın kapağını kapatın ve 10 dakika kısık ateşte pişmeye bırakın.)
  5. Now, crack the eggs into the pan. Stir gently to mix them with the vegetables. (Şimdi, yumurtaları tavaya kırın. Sebzelerle karışmaları için yavaşça karıştırın.)
  6. Finally, season with salt, black pepper, and red pepper flakes. Cook for 2 more minutes. Serve hot! (Son olarak, tuz, karabiber ve pul biber ile tatlandırın. 2 dakika daha pişirin. Sıcak servis yapın!)

7. Günlük Hayat Diyalogları (Daily Dialogues)

Mutfakta veya bir arkadaş ortamında bu konunun nasıl konuşulduğunu görelim.

Senaryo 1: Arkadaşından Tarif İstemek (Asking for a Recipe)

  • Sarah: Oh my god, Emma! This carrot cake is absolutely delicious! Could you give me the recipe? (Aman tanrım Emma! Bu havuçlu kek kesinlikle nefis! Bana tarifini verebilir misin?)
  • Emma: Of course! It is very simple. First, you whisk three eggs with a cup of sugar. (Elbette! Çok basit. İlk olarak, üç yumurtayı bir su bardağı şekerle çırpıyorsun.)
  • Sarah: Okay. Do I add milk? (Tamam. Süt ekliyor muyum?)
  • Emma: Yes. Then, you add half a cup of oil, one cup of milk, and stir them. (Evet. Sonra, yarım su bardağı yağ, bir su bardağı süt ekliyorsun ve karıştırıyorsun.)
  • Sarah: What about the dry ingredients? (Peki ya kuru malzemeler?)
  • Emma: Next, you add two cups of flour, a teaspoon of cinnamon, and grated carrots. Finally, you bake it for 40 minutes at 180 degrees. (Ardından, iki su bardağı un, bir çay kaşığı tarçın ve rendelenmiş havuçları ekliyorsun. Son olarak, 180 derecede 40 dakika pişiriyorsun.)
  • Sarah: That sounds so easy! Thank you so much! (Kulağa çok kolay geliyor! Çok teşekkür ederim!)

Senaryo 2: Mutfakta Yardımlaşma (Helping in the Kitchen)

  • Alex: Hey, can I help you with dinner? (Hey, akşam yemeğinde sana yardım edebilir miyim?)
  • John: Yes, please! Can you peel and chop these onions? My eyes water when I do it. (Evet, lütfen! Bu soğanları soyup doğrayabilir misin? Ben yapınca gözlerim yaşarıyor.)
  • Alex: Sure, no problem. Should I dice them or slice them? (Tabii ki, sorun değil. Küp küp mü doğrayayım yoksa dilimleyeyim mi?)
  • John: Please dice them. And after that, could you grate some cheese? (Lütfen küp küp doğra. Ve ondan sonra, biraz peynir rendeleyebilir misin?)
  • Alex: On it! (Hemen ilgileniyorum / İş bende!)

Harikasın! Bu dersle birlikte mutfakta bir şef gibi İngilizce konuşmanın ilk büyük adımını attın. Şimdi mutfağa git, en sevdiğin malzemeleri İngilizce adlarıyla say ve kendine güzel bir kahve yap! Bir sonraki lezzetli dertte görüşmek üzere! ☕🍰

✍️ İnteraktif Alıştırma Testi

Soru 1 / 20
Yükleniyor...

Yemek Tarifleri ve Pişirme Konusunu Pekiştirmek İster misin?

İngilizce 3000 mobil uygulamasını hemen ücretsiz indir, 3.000 akıllı kelime kartı, yapay zekâ metin tarama ve internetsiz çalışma ile hemen öğrenmeye başla!

📱 Google Play Store'dan İndir